12 Eylül 2009 Cumartesi

IMF: "Türkiye'nin Makroekonomik Veri Kalitesi Yüksek"

İstatistik, bir ülke hakkında herhangi (sosyolojik, iktisadi, kültürel vb) bir toplumsal yorum yapmanız için ihtiyaç duyulan ve yegane somut dayanaktır. Her ne kadar "istatistik yalan söylemenin en kolay yoludur" dense de iki gıdım istatistik okumayı bilen, bi gıdım matematik anlayan insanların rızaları dışında istatistikle kandırılmaları olasılık dışıdır. Ancak burda temel olan şey "doğru" istatistiktir.

Doğru istatistik olmadan ülke hakkında "tüketiciler daha fazla borçlanıyor" ya da "insanlar mutsuz" veya "eğitim kalitemiz düşüyor" gibi yorumlar yapmanız olası değildir. Tek kötü sonuç bu yanlış yorumlar da değildir. Bir ülkeyi eleştirmek için de yüceltmek için de anlamak için de ihtiyaç duyduğumuz bu verilerin doğru olmaması makro politikaları, kestirmeleri, planları etkiler ve merkezi planlamayı ve bu istatistikleri kullanan ajanları yanlış yönlendirerek çarpan etkisiyle katlanan olumsuz sonuçlara neden olur.

İktisadi yazılar yazan Türk köşe yazarlarının karşılıklı atışmalarında da genelde bir tarafın istatistiklere dayanarak ortaya koyduğu savlara karşı diyecek bir şey bulamayan karşı taraflar istatistiklerin güvenilmez olduğundan dem vurur; Türkiye'de istatistiklere dayanarak konuşmak yerine "sokağa bakmak" gerektiğini söylerler.

Bu tür tartışmalardaki "yanlış istatistik" iddiası endişelendirmiştir beni. "Lan bu kadar yorum yapıyor, istatistikleri kullanıyoruz da ya bunlar kalitesizse, ya yanlışsa?" diye düşünmüşümdür hep. Ha bir de istatistiklerin "yönlendirildiğini", gerçek enflasyonun, doğru GSMH'nin, asıl büyümenin bu olmadığını, gerçek istatistik için için halka sorulması gerektiğini bağırıp çağıran popülist bilgisiz fikirliler (en tehlikelileridir) de vardır.

Ancak bu endişelerin bir kaynağı vardır. Konusu edilen bu veriler labaratuar istatistikleri değil toplumsal istatistiklerdir. Bu veriler "toplanır". Bankalardan, hane halkından, tüketicilerden, şirketlerden toplanan bu verilerde kimi zaman popülasyon verisi kimi zaman da anket kaynaklı örneklemler kullanılır. Sonra bu veriler "işlenir". Bu aşamada istatistik bilimi devreye girer. Ve sonra bu veriler "yayınlanır". Yayınlayanlar genelde kimisi özerk kimisi doğrudan yürütmenin parçası olan kamu kurumlarıdır. İşte bu toplanan, işlenen ve yayınlanan veriler, tüm bu süreçlerden geçtikten sonra ortaya çıkan istatistikler sağlam mıdır, kaliteli midir sorusu aklımdaydı şu ana kadar.

Neyse ki, IMF'in bir mail ile moralim düzeldi biraz. IMF'in 11 Eylül 2009 tarihli basın duyurusunu konu eden bir maildi bu.

İlgili basın duyurusunda IMF, Türkiye'nin kurumlarının yayınaldığı makroekonomik verilerinin değerlendirildiği rapor (Report on the Observence of Standards and Codes - ROSC) haber veriliyor.

Söz konusu raporda, TÜİK, Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Hazine Müsteşarlığı'nın yayınladığı istatistikler, hukuki ve kurumsal alt yapı, kaynaklar, profesyonellik, şeffaflık, etik standartlar, kavram ve tanımlar, kapsam, sınıflandırma, kayıt altına alma, kaynak verinin değerlendirlmesi, istatistik teknikleri, zamanındalık, tutarlılık, veriye erişim gibi kategorilerde analiz edilmiş.

Kurum kurum, kategori kategori bir biçemde ayrıntılı olarak değerlendirmelerin yer aldığı rapora göre durumumuz fena değil:

"The macroeconomic statistics are generally of high quality, broadly conforming to
international standards for compilation and dissemination, and reflecting considerable
improvement since the 2001 data ROSC. However, some scope for improvement remains,
including on the accuracy and reliability of the national accounts and the government finance
statistics (GFS), coverage of the consumer and producer price indices (CPI, PPI), timeliness
of the accounts of the banking sector, and ease of access to documentation for fiscal and
monetary data. Many of the actions needed for further progress are already underway or
envisaged in the Official Statistics Program 2007-11, the product of a large-scale process of
consultation that began in 2006 after the enactment of new statistics legislation."


Bu rapor mutlu etti beni. Tabi alınacak yollar da yok değil.

Raporun bir güzelliği de her veri grubunu, TÜFE; ÜFE, kamu istatistikleri gibi ayrı ayrı değerlendirmeleri. Yani, örneğin, TÜFE kullanarak bir modelleme öncesi raporun yorumlarına bakmakta fayda var.