9 Eylül 2009 Çarşamba

"GSYİH Fetişizmi"

Stiglitz tarafından kullanılan bir terim, "GSYİH fetişizmi."
Dünya Gazetesi'nin bir haberi.

Olay 2008'de başlıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, 2008 yılında, ABD'li nobelist Joseph E. Stiglitz'ten ulusların zenginliğinin ölçümü hakkında hazırlanacak bir rapor için kurulacak komisyona başkanlık etmesini istiyor.

Bilindiği gibi GSYİH yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, bir ülkenin bir dönemdeki (genelde bir yıl içindeki) toplam üretim ya da harcamalar ya da gelirini hesaplayıp o ülkenin ekonomik büyüklüğünü bulmaya yarayan bir "toplam". Bu toplamın GSMH olanı da var. Aradaki fark ülke içinde yabancıların üretimi ya da ülke dışındaki vatandaşların gelirinin toplama katılıp katılmaması ile ilgili. Ama bu yazının konusu değil. Ha bir de bu iki toplamın safi olanları var.

Biz vikipedi'nin tanımını temel alalım:

"Bir ülkenin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH), ekonomik büyüklüğünün birkaç ölçütünden biridir. GSYİH, GSMH'den farklı olarak, bir ülke sınırları içerisinde belli bir zaman içinde, üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeridir"

Olay şu, GSYİH ölçerken üretilen ya da tüketilen nihai mal ve hizmetler ya da bunlardan elde edilen gelir hesaplanıyor. Bu rakamlar para cinsinden ifade ediliyor.

Ancak bu mal ve hizmetler ve onlardan yola çıkılarak hesaplanan toplamlar, temiz çevre, yaşam kalitesi, konfor, demokratik haklar, güvenlik gibi toplumun refah seviyesini gösteren diğer etkenleri hesaba katmıyor.

Yani, örneğin, -doğru bir karşılaştırma açısından- kişi başına milli geliri Türkiye'den yüksek olan Arjantin'de halk geceleri sokağa çıkmaya korkuyorsa ya da milli gelirin büyük bir kısmını en çok gelir elde eden %20'lik kesim alıyorsa (yani gelir eşitsiz dağılıyorsa) biz Türkiye'nin toplumsal refahı Arjantin'den daha kötüdür diyebilecek miyiz?

Tabi bu sorunların aşılması için insanın aklına hemen satınalma gücü paritesi (PPP) geliyor. Ancak bu paritenin farkı sadece ülkeler arası fiyat farklarını hesaba katarak daha doğru bir karşılaştırma yapmaktan geçiyor. Bu da yazının başında bahsettiğim yaşam kalitesi, sosyal faktörler gibi unsurları hala hesaba katmıyor. Ha bununla ilgili sosyal refah göstergeleri de var tabii ki. Ancak anladığım kadarıyla Sarkozy'nin istediği şey uluslararası kabul görebilecek ve GSYİH'nin yerini alabilecek bir hesaplama yöntemi.

Stiglitz, GSYİH'nin bu refah faktörlerinin yanı sıra piyasa faaliyetlerini de yeterince iyi ifade etmediğini belirtiyor. Zira, bir mal veya hizmetin değerini bulmak için piyasa fiyatlarını kullanıyoruz. Ancak "bugün piyasalara en fazla güvenenler bile, piyasa fiyatlarının güvenilirliğini sorguluyor. Bankaların, kurumsal kâr oranlarının toplamının üçte birine denk gelen kriz öncesi kâr düzeylerinin bir seraptan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı."

Stiglitz'in bu güdülerle bulmaya çalıştığı yeni GSYİH hesabına ilişkin başkanı olduğu komisyon raporu 14 Eylül'de açıklanacakmış.

Bunu haber edeyim dedim. Bekleyelim görelim...