28 Eylül 2009 Pazartesi

6 Kilo Üzüme Çamaşır Makinası

Referans'tan Jale Özgentürk'ün Corvus marka şarapların üreticisi, Bozcaada'ya yerleşik mimar Reşit Soley ile yaptığı söyleşi Türkiye'de şarap üreticiliği açısından ilginç ve doyurucu bilgiler sunuyor. Bu söyleşiyi okuyana kadar şarap üretiminde Türkiye'nin bu kadar büyük bir potansiyeli olduğunu bilmiyordum. Tavsiye edilir.

Söyleşi'de Reşit Soley'in anlattıklarından bazı alıntılar şu şekilde:

...Türkiye'de binin üzerinde üzüm çeşidi var. Bu inanılmaz bir potansiyel, bugün bizden sonra sırada 400'e yakın çeşitle Yunanistan var. Çoğu da bizden gitme zaten. Bir konferansta bundan bahsettiğimde İspanyollar, İtalyanlar inanmadı...

...Bakın ben altı şişe şarabımla, bir tane çamaşır makinesi alabiliyorum. 6 şişe yani 6 kilo üzümle bir çamaşır makinesi alabiliyorum. Bana Türkiye'de bu anlamda katma değer yaratabilen bir başka sektör gösterin!...

...Çünkü yaratılan katma değer bire yetmiş, bire yüz, bire iki yüz, bire bine kadar gidebilecek. Bunun bir strateji halinde yapılması lazım. O stratejinin de uzun dönemli bir politikası olması lazım, devlet politikası gibi...

...Bence buradaki strateji "şarap yapmak yasaktır" demeden yasaklamak. Bu söylenirse, çıkacak reaksiyondan korkuluyor. Bunun dinle imanla ilgisi yok. Ben dinimi imanımı kimseyle konuşmam. Açık yüreklilikle yasak desinler...

...Yıllarca sektörün büyük firmaları tekelcilik yaptı. Kavaklıdere, Doluca ceza da yedi. Ama hâlâ bu uygulamalar sürüyor. Biz şimdi çatır çatır restoranlara giriyoruz. Bu kez de garsonları satın alıyorlar. Yani sünnet düğünlerinde altın takmaktan, çocuklarını yurtdışında okutmaya kadar...