6 Ekim 2008 Pazartesi

Erinç Yeldan'ın Kriz Hakkındaki Görüşleri


Selam,

yine üyesi bulunduğum ekonomi topluluğu mail grubu aracılığıyla haberdar olduğum bir söyleşi.

İktisat Profesörü, "bağımsız sosyal bilimci" Erinç Yeldan ile yapılan bu röportaj oldukça özetleyici ve beyin kaşındırıcı. Üstteki linke tıklamadan önce yazıdan yaptığım alıntıları aşağıya taşıyorum. Bir nevi "azz sonra" magazin haberciliği. :)

...örneğin 14 Mart tarihinde ABD’de Bearn Stearns adlı yatırım bankası kamunun kaynaklarıyla kurtarıldığında, muhafazakar görüşleri ile tanınan Financial Times’ın baş ekonomisti Martin Wolf, karışık duygular içerisinde şu satırları dile getirmişti: “14 Mart 2008 tarihini unutmayınız: Bu tarih bundan böyle küresel serbest piyasa kapitalizm düşünün öldüğü gün olarak anılacaktır.”...

...Bu müdahalelerin sosyalizmle alakası yok, bu müdahaleler kapitalizmin ta kendisidir. Zaten devletler kapitalizmi kurtarmak için ve doğrudan doğruya sermayenin lehine her türlü müdahaleyi her zaman yapar...

... Zaten “küreselleşmeci devlet” dediğimiz de ekonomiye karışmayan değil, sadece sermayenin mantığına karışmayan, ama çalışana, emeğe, enflasyonla mücadeleye, para politikasına, kamu maliyesi politikasına, ticaretin yönlendirilmesine hep sermaye lehine müdahalede bulunan devlettir. Bu kriz bunları hatırlamamıza sebep oldu, hepsi bu...

...bu dünyada sistem sürdürülemez bir noktaya geldi. Bunu aşmak için ne yapmak gerekiyor? Küresel çapta talep yaratıcı müdahalelerde bulunmak gerekiyor. Ama bu da büyük sermaye tarafından hazmedilemez, çünkü büyük sermaye “Dünya ticaretini sadece ben yönlendireyim” diyor. Eğer kârlılığı kısıtlanırsa buradan tek çıkış yolu kalıyor; “düzeltici savaş.” ...

...Ancak 2007’de patlak veren küresel kriz ile birlikte Türkiye’nin 2003 sonrası birinci AKP hükümetine nasip olan, o kabaca 150 milyar dolarlık dış kaynağa, son derece ucuz krediye, ithalat ucuzluğuna, döviz ucuzluğuna dayalı büyüme modeli artık bitmiş durumda...


...Türkiye 2003 sonrasındaki bu artan ithalatını ise önce sıcak parayla, sonra soğuk para denilen özelleştirme ve gayrimenkullerle, o da yetmedi üçüncü bir çare olarak doğrudan borçlanma ve hatta üçüyle beraber finanse etti. Ama şimdi bu dünyada başlayan likidite krizi bizim şirketlerin borçlanma olanağını sekteye vuracaktır ve ithalata dayalı ihracatımız gerileyecektir...

devamı yukarıdaki linkte....