30 Nisan 2008 Çarşamba

Avrupa Birliği'ne Üyelik

Economist'e göre AB üyelik sürecinde devletlerin üstlendiği ve yaptığı reformlarda AB'ye üye olduktan sonra bir duraksama başlıyor. Yazıya göre AB'ye üyelik vaadi, reformların yapılması için etkin bir güdü iken üyelik sonrası devletlerin ekonomik ve politik yapılarında olumlu yönde değişiklik yapmak üzere bir inancı ya da faaliyeti kalmıyor.

Dergi, Bulgaristan'ı örnek veriyor. 1 Ocak 2007'deki üyelik sonrası Bulgaristan içişleri bakanı Rumen Petkov'un suç patronlarıyla olan ilişkisi yüzünden istifaya zorlandığını söylüyor. Bulgaristan'la birlikte Romanya'nın da yolsuzluk sıralamasında oldukça kötü bir performans gösterdiğini ekliyor.

Güney Kıbrıs'ın ise üyelik sonrası adadaki bölünme üzerine KKTC ile anlaşma güdüsünün yok olduğunu da belirtiyor.

Yazıyı okumanızı tavsiye ederim. Görünen o ki AB bürokratları da bu durumun farkında ve üyelik sürecinin üyelik sonrasında yapılan reformlardan daha etkili olduğunu biliyor. Sonuç olarak üyelik sürecini yürüten Hırvatistan, Makedonya ve Türkiye için üyelik sürecine daha önceki devletlere oranla daha çok ağırlık ve önem verilecekmiş gibi görünüyor.

17 Nisan 2008 Perşembe

İllüstrasyon

Grafik tasarımında illüstrasyonların ayrı bir yeri vardır. Mesajları en yalın ve açık biçimde aktarmanın iki boyutlu görsel yolu olan ilüstrasyonlarla ilgili olarak NTV fotoğraf galerisinin bir bölümü ilgi çekici. Ünlüler ve onları anlatan illüstratif çalışmalar. Hoş!

6 Nisan 2008 Pazar

Ulusal Kültür, Futbol ve Şiddet

Dani Rodrik'in blogundan bir gönderi. Rodrik yazısında konu ettiği, Berkeley Üniversitesi'nden Edward Miguel'in (et al.) akadamik makalesine göre geçmişinde sivil savaş olan ulusların futbol oyuncuları maçlarda daha şiddetli bir oyun çıkarıyormuş. Araştırma maçlarda alınan sarı ve kırmızı kartlara göre yapılmış ve gelir seviyeleri, futbolcunun kökeni, pozisyon ve yaşlar da göz önüne alınmış. Türkiye de listede bulunuyor. Her ne kadar şiddetli futbol oynadığımızı düşünsem de görünen o ki geçmişinde "sivil savaş" bulunan Kolombiya, İsrail ülkelere göre Türkiye daha az sarı ve kırmızı kart ile iyi bir durumda.




Rodrik'in bahsettiği makalenin abstractı aşağıda:


National Cultures and Soccer Violence
Edward Miguel Sebastián M. Saiegh Shanker Satyanath
University of California,
Berkeley and NBER
University of California,
San Diego
New York University
April 2008*
Abstract: Can some acts of violence be explained by a society’s “culture”? Scholars have found
it hard to empirically disentangle the effects of culture, legal institutions, and poverty in driving
violence. We address this problem by exploiting a natural experiment offered by the presence of
thousands of international soccer (football) players in the European professional leagues. We
find a strong relationship between the history of civil conflict in a player’s home country and his
propensity to behave violently on the soccer field, as measured by yellow and red cards. This
link is robust to region fixed effects, country characteristics, and player characteristics (e.g., age,
field position, market value). Reinforcing our claim that we isolate cultures of violence rather
than simple rule-breaking or something else entirely, there is no meaningful correlation between
a player’s home country civil war history and regular (no-card) fouls earned or goals scored.

1 Nisan 2008 Salı

Motorola ve Siemens'in kader ortaklığı

Motorola da, Siemens'in yaptığı gibi kötü satış rakamlarına sahip cep telefonu bölümünü satacakmış. 2009'da belli olacak devir için bir Çin ya da Japon firması olasılığı konuşuluyor.

ABD kaynaklı film ve dizilerde tüm dünyaya reklamı yapılan Motorola, Nokia'dan sonra ikinci en büyük cep telefonu markası iken şu anda yerini Samsung'a kaptırmış durumda.

İlgili haberler burada ve şurada.

"Ulusalcılık Bir Hastalıktır"

Nekregû yazar Serdar Turgut'un 1 Nisan 2008 tarihli yazısını sizinle paylaşmak istedim. Benim de düşündüğüm fikirler nükteli bir biçimde toparlanmış. Buyursunlar efenim...