21 Mart 2008 Cuma

Krugman: Küresel Finansal Kriz; 1930lar ve 2000ler

Babalardan Paul Krugman, son dönemde ABD kökenli sub-prime mortgage kredilerindeki risklerin realize olmasıyla başlayan ve aylardır yayılarak/dalgalanarak devam eden finansal krizi konu ettiği yazısında 1929-1930lara gönderme yapıyor.


Krugman, 1929'da başlayan buhranın asıl sorunun 1930 yılında yaşandığını söylüyor. 1930'larda bankacılık sisteminin regüle edilmeyen, denetlenmeyen bir pazar olması 1929 krizinin etkilerini ençoklayan unsur olmuş. Biz, diyor Krugman, 1930lardan aldığımız dersleri unuttuk. Bankacılık sistemini o dönemden sonra sıkı kurallara bağlamıştık, regüle etmiştik. Ancak Wall Street karar alıcıları riski -ve aynı zamanda kârı- kısan düzenlemelerden hiç hoşlanmamıştı; sonuç olarak da zamanla, yavaş yavaş politikacıları ikna ederek kuralları esnettiler ve regülasyonları by-pass etmek için karmaşık mali sistemlerle bankacılığın güvenliymiş gibi olduğunu göstererek, bir "gölge bankacılık sistemi" (shadow banking system) yarattılar.


Bu gölge bankacılık sistemini şöyle anlatıyor; eski sistemde tasarruf sahipleri tasarruflarını devlet tarafından sigortalanmış ve sıkı biçimde regüle edilen banka mevduatlarında değerlendiriyordu. Ancak günümüzde bu sistemin yerini tasarruf sahiplerinin tasarruflarını, mortgage kaynaklı borçlanmalarla karşılıklandırılan yükümlülükleri satın alan özel yatırım araçlarının varlığa dayalı menkul kıymetlerine yatırım yapan fonlara yatırdıkları bir sistem aldı [1]. (zor bir çeviri oldu; eminim ki bayağı sorun vardır :)) Bu sistem yeterince sıkı regüle edilmiyordu da. Yıllaaaar geçtikçe de bu gölge bankacılık sistemi daha kârlı olduğu için geleneksel bankalardan daha kârlı hale geldi. İşte bu sırada da yeni sistemin güvenlik açığı olduğunu söyleyenlere eski kafalı dendi.


Krugman, literatürdeki bankacılık krizinin tanımı olan "herkesin aynı anda bankalardaki paralarını çekme yönünde güdülenmesi" çerçevesini işte bu gölge bankacılık sisteminde yaşanan krize uygularken şöyle bir yenilik getiriyor; artık, diyor, insanlar paralarını gölge bankacılık sisteminden çekip hazine kâğıtlarına yatırıyorlar. Sonuçta da mali daralma kısır döngüsü oluşuyor.

Paylaşmak istediğim bir yaklaşım.

[1]For example, in the old system, savers had federally insured deposits in tightly regulated savings banks, and banks used that money to make home loans. Over time, however, this was partly replaced by a system in which savers put their money in funds that bought asset-backed commercial paper from special investment vehicles that bought collateralized debt obligations created from securitized mortgages — with nary a regulator in sight.