19 Mart 2008 Çarşamba

Başkansız Merkez Bankası

2006 baharına doğru Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı'nın kim olacağı taratışılıyordu. Zira 14 Mart'ta Başkan Süreyya Serdengeçti'nin görev süresi doluyor ve üçlü kararname ile kimin atanacağı merakla bekeniyordu. Serdengeçti'nin hemen ardından şu anda başkan yardımcısı olarak görev yapan Erdem Başçı vekaleten başkanlığa atanmıştı. Uzun tartışmalardan sonra AKP'nin Cumhurbaşkanlığına sunduğu isim olan Albaraka Türk Genel Müdürü Adnan Büyükdeniz'in Sezer tarafından veto edildiği öğrenildi. Bu şekildeki git gellerden sonra Nisan'da Durmuş Yılmaz, Sezer tarafından onaylanıp Merkez Bankası başkanlığına atanmıştı.

Demem o ki; şu sıralar Japonya Merkez Bankası da (BoJ) benzer bir durumu yaşıyormuş. Muhalefetteki Demokrat Parti'nin uyarılarına ve bağımsız olduğuna inanmadıkları başkan adaylarını veto edeceklerini söylemesine rağmen Japon Başbakan Fukuda'nın Japon parlementosuna sunduğu ve muhalefetçe veto edilen iki isim de Japon Maliye Bakanlığı kökenli.

IHT'deki haberde şöyle bir satır var: "...Economists and former bank officials call it a humiliating situation for a country that has been trying for years to assume an international political role commensurate with its $5 trillion economy..." İlginç buldum. Türkiye 5 trilyon dolarlık bir ekonomi değil ama Merkez Bankası başkanının atanmasında yaşadıklarımız, Japonların yaşadıklarından daha az "humiliating" değildi!.