26 Kasım 2007 Pazartesi

Etkileşim, Facebook ve Ekşi Sözlük

Facebook,

Son birkaç aydır Türkiye'de inanılmaz bir hızla büyüyen gelişen bir site. Dünya'da da Türkiye'dekine benzer bir süreçle gelişen ve şu anda en çok tıklanan site.

Bu siteyi ilk kez "Dünyanın en çok tıklanan siteleri" adıyla yabancı bir dergi de (Time'dı galiba) görmüştüm. Google, msn, Yahoo gibi sitelerin yanında ne olduğunu bilmediğim bir siteyi görünce şaşırmıştım. Çalıştığım kurumda girmeye çalıştığımda ise bloklu olduğunu görmüş sonra üzerinde durmamıştım.

Ama sonra bir arkadaşımın düğününde "A... fotoğrafları paylaşırdım ama Facebook'un var mı?" gibi bir soru geldi. "Nedir yahu bu Facebook?" demeye kalmadan kaydolmuş ve onlarca arkadaşıma da davet göndermiş bir halde buldum kendimi...

Bu şekilde kaydolduğunuzda e-mail kullanıcı adı ve şifrenizi isteyerek e-mail sağlayıcınızda kayıtlı tüm adreslere (istediklerinizi eleyerek) davetiye gönderen bir sistemle bu sitenin bu kadar yayılması oldukça doğal. Ancak bence sitenin bu kadar popüler olmasının temel nedeni farklı.

Applicationlar!

Evet çoğu kişinin de bildiği gibi bu özellik sitenin bu kadar tıklanmasının ardındaki temel nedendir. Çünkü applicationları site sahipleri değil kullanıcılar geliştirmektedir. Bu durum her gün onlarca yeni applicationun siteye eklenmesi sonucunu doğurmaktadır. Aslında çok zor kodlar değil bunlar. Yani "rakı sofrası applicationı" ekleyerek bir arkadaşınıza rakı ve beyaz peynir resmi yollamanızı sağlayan bir sistemi kurmak için yoğun uğraşlar gerektirecek bir program bilgisine ihtiyacınız yok. Facebook sitesinin altyapısı bu şekilde küçük kod kümeleri geliştirmenize olanak sağlayan bir çerçeveye sahip.

İşbu applicationlarla site herkes için öznelleşiyor. Bu durum da herkesi sürekli olarak siteye girmeye yönlendiriyor. Çünkü karşınızda hi5 ya da yonja gibi durağan bir ölü bir sistemden öte application'larla yaşayan canlı bir sistem var. Her akşam girdiğinizde anasayfanızda mutlaka değişik birşey görüyorsunuz. Bazen bir arkadaşınız bir fotoğraf yollamış oluyor, bir grubunuzda entersan bir tartışma dönüyor, hoşlandığınız kişiden bir mesaj alıyorsunuz ya da "hey beni hatırladın mı ilkokuldan Zülfü" diye bir "friend request" görüyorsunuz.

ya da

yüzlercesi arasında seçtiğiniz applicationlarla sanal oyuncuklar oynuyorsunuz. Kendinizi arkadaş grubunuz içinde karşılaştırarak (Compare People Application) "Best potantial father" mısınız "'2nd best dancer" mısınız görüyorsunuz. Vampire Application ile bir ısırık alıyor, Jedi Application ile sinir olduğunuz adamla savaşıyorsunuz.

Sonuçta karşınızda tamamen etkileşimli ve canlı bir sanal varlık durmakta. İşte temel olarak applicationlarla beslenen bu varlığın canlılığı internet sitelerinin geleceği hakkında önemli bir ipucu veriyor. "Etkileşim"

Etkileşimi kullanan bir site daha var.

Ekşi Sözlük (ya da popüler yazımıyla ekşisözlük).

Aslında ekşisözlük'ün de popüleritesinin oluşumu Facebook'la benzer. Ekşi'de de içerik, tıpkı applicationlarda olduğu gibi, kullanıcılarla oluşturuluyor. Bu gönüllü hareket, bir sitenin maliyetini kaldıramayacağı içeriği binlerce ücretsiz "yazar/kullanıcı" oluşturuyor. Söz konusu güncellik de siteye "canlılık" kazandırıyor. İşte evinde yalnız oturan bireyin de istediği bu. Canlı bir varlık. Kendisine tepki vereceği, kimi zaman kızacağı ama her şeyden önemlisi sürekli değişen bir varlık.

Facebook'ta bunu application'lar, ekşisözlük'te bunu entry'ler sağlamakta. Bu iki site, internette etkileşimi doğru kullananların ancak varolabileceğini ispatlamakta bize.


PS: Çalıştığım kurumda bloku kaldırılan Facebook, bir anda popülerleşmesi ve çalışanların fazla vakit harcaması üzerine kısa bir süre sonra tekrar bloklandı.

:)