17 Mart 2017 Cuma

Karahan'dan Bir Yazı Daha

Mustafa Karahan'ın petroturk.com'daki yazılarını denk geldikçe takip ediyor ve paylaşıyorum. Enerji sektörünü bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiren yazarın diğer yazılarını daha önce paylaşmıştım. Şimdi de dikkatimi çeken bir çalışmasını aktarmak isterim. Karahan, 13 Mart 2017 tarihli yazısında elektrik (ve doğal gaz) piyasalarının serbestleşme sürecindeki aksaklıklara ilişkin bazı önemli tespitlerde bulunmuş. Benim için öne çıkan uyarıları ve önerileri şu şekilde:

"...Türkiye’deki elektrik ve doğal gaz piyasalarında öncelikle iletim ile ilgili konuların hızla çözülmesi çok kritik bir önem arzediyor. Özellikle elektrikteki iletim kısıtları ile doğal gazdaki depolama sorunları tüm ülke için ciddi maliyet oluşturuyor. Bu konulara TEİAŞ ya da BOTAŞ’ın maliyeti olarak değil tüm ülkenin çıkarı açısında bakılması çok önemli. Örneğin iletim kısıtları bazı dönemlerde hidro santrallerin suyunu boşa atmasına sebep olurken, aynı zamanda bazı santrallerin çalışmaması için maliyetlere sebep oluyor. Sistem işletmecileri, görev tanımları gereği elbette bu yönetimi anlık olarak yapacaklardır ancak bu maliyet ve bölgesel uygulama durumlarının rutin hale gelmesi burada yapısal bir soruna işaret etmektedir ve hareket geçilmesi gereken konuların başındadır. Kesinti gibi sorunlar ise zaten başlı başına ciddi maliyet getirmektedir. Doğal gaz depolama faaliyetleri de aynı derecede önem arz etmektedir.

Elektrik için üretim ve iletim planlanması tekrar gözden geçirilip, talebe ve kaynaklara göre yeniden bir strateji kurulmalıdır. Örneğin tüketimin yüksek olduğu ve genele göre daha hızlı arttığı Trakya bölgesine ciddi baz yük yatırımları planlanmalıdır. Bunu yaparken de elbette emisyon konusunda hassas olunmalıdır. Örneğin Akdeniz ve Karadeniz için öncelikli olarak düşünülen Nükleer Santralin öncelikli olarak Trakya bölgesi için düşünülmesi gibi stratejik konuların çalışması hızlandırılmalıdır"


20 Ocak 2017 Cuma

Aralık Ayı Elektrik Kesintileri

Mustafa Karahan'ın Aralık ayı elektrik kesintileri üzerine tarafların görüşlerini de yansıtan güzel bir yazı: PETROTURK

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Sosyal sınıflar ve uçaklar

Uçaklardaki yolcuların çıkardığı huzursuzluklar aslında sosyal sınıf farklılıklarının bir yansıması olabilir mi?
Son okuduğum makale bu konuda çok ilginç bir tespit içeriyor. 

Toronto Üniversitesi'nden DeCelles ve Harvard'tan Norton tarafından kaleme alınan bu makaleye göre uçaklarda ekonomi sınıfındaki gerginlikler, yolcuların of kavga çıkarması ya da kurallara uymaması (wcde sigara tüttürmek ya da kemerleri bağlamamak vs) gibi hususların esasında uçaklardaki birinci sınıf daha doğrusu Business Class ve ekonomik sınıfı ayrımından kaynaklanmış olabileceğini söylüyor.

Makale esasında günlük hayattaki eşitsiz ortamların insanlar üzerindeki etkisini araştırıyor ve uçakları bir örnek olarak seçiyor. Ulaşılan sonuçlara göre ekonomi sınıfı yolcular daha fazla kavga çıkarıyor ve kurallara uymammaya daha meyilli. Ancak şöyle bir ayrıntı dikkat çekici eğer ekonomi sınıfındaki yolcular uçağa binerlerken birinci sınıf yolcular arasından geçiyorsa ya da birinci sınıf yolculara sunulan bir yemeğin kokusu arkada ekonomi sınıfındaki yolculara ulaşıyorsa ve bunun sonucunda da ekonomi sınıfındaki yolcular eşitsiz bir davranış olduğunu hissediyorlarsa bu kişilerin çıkardığı kavgalar huzursuzluklar ve kurallara uymama kat ve kat artıyor.
Bu çerçevede makale uçaklardaki bazı tasarım değişiklikleri ile yolcu kavgalarının azaltılabileceğini savunuyor. Örneğin yolcuların orta kapıdan alınması ya da uçaklarda sınıfları ayıran perdenin kaldırılması gibi çözümlerin işe yarayabileceği savunuluyor. Aşağıda abstraktının ediyorum okumaya değer:
"Physical and situational inequality on airplanes predicts air rage
 Authors
Katherine A. DeCellesa,1 andMichael I. NortonbaOrganizational Behaviour and Human Resource Management Area, Rotman School of Management, University of Toronto, Toronto, ON, Canada M5S 3E6;bMarketing Unit, Harvard Business School, Boston, MA 02163
Edited by Susan T. Fiske, Princeton University, Princeton, NJ, and approved March 30, 2016 (received for review November 3, 2015)
Significance
We suggest that physical and situational inequality are built into people’s everyday environments—such as the modern airplane—and that exposure to these forms of inequality can trigger antisocial behavior. Analyses reveal that air rage is more common in economy class on airplanes, where inequality is physically present, and in both economy and first class when inequality is situationally salient. We extend research demonstrating that the salience of inequality decreases prosocial behavior by higher class individuals, showing that temporary exposure to physical and situational inequality predicts antisocial behavior among individuals in both higher and lower classes. Moreover, we explore a novel predictor of inequality-induced antisocial behavior—the design of physical environments—augmenting research on macrostructural forms of inequality.
Abstract
We posit that the modern airplane is a social microcosm of class-based society, and that the increasing incidence of “air rage” can be understood through the lens of inequality. Research on inequality typically examines the effects of relatively fixed, macrostructural forms of inequality, such as socioeconomic status; we examine how temporary exposure to both physical and situational inequality, induced by the design of environments, can foster antisocial behavior. We use a complete set of all onboard air rage incidents over several years from a large, international airline to test our predictions. Physical inequality on airplanes—that is, the presence of a first class cabin—is associated with more frequent air rage incidents in economy class. Situational inequality—boarding from the front (requiring walking through the first class cabin) versus the middle of the plane—also significantly increases the odds of air rage in both economy and first class. We show that physical design that highlights inequality can trigger antisocial behavior on airplanes. More broadly, these results point to the importance of considering the design of environments—from airplanes to office layouts to stadium seating—in understanding both the form and emergence of antisocial behavior."

6 Ocak 2016 Çarşamba

Milli Teknolojide ne yapmamak lazım...

Güven Sak'tan güzel bir yazı.

Milli teknoloji peşinde ulusal politikalara ilişkin yaptığı eleştirilerde Sak,  plansız harcamalar,  dağınık hedefler ve etkinsiz yatırımları konu ederek Türkiye'yi oyuncakçı dükkanındaki kararsız bir çocuğa benzetiyor.

Güzel bir yazı ancak eksik bulduğum bir husus var.  Milli teknoloji politikalarının verimli olması için sadece akılcı bütçe ve doğru harcama yetmez.  Ülkede düşünce ve vicdan özgürlüğü ile etkin işleyen adaletli bir hukuk rejimi de sağlanmalıdır. Üniversitelerin birer devlet dairesi haline geldiği bir ülkede bilimsel özgürlükten de milli teknolojiden de bahsetmek zor.  Demokrasinin,  hukuk kurallarının arızalı olduğu bir ülkenin yabancı yatırım çekmesi ise problemli. 

Peki bunu otoriter ve baskıcı bir ülke olan Çin nasıl yapıyor? O da ayrı bir soru.  Benim ilk cevabım şu olurdu: kendine yeten devasa iç talep,  eklektik piyasa rejimi ve teknoloji transferi...

15 Aralık 2014 Pazartesi

Türkiye'nin yakın ekonomi tarihi

Uğur GÜRSES'in Hürriyet'teki yazısındaki küçük bir ama önemli bir tespit dikkatimi çekti. Genelde AKP iktidarı 2011 öncesi ve sonrası diye ayrılır incelemelerde. Gürses ise 2007 yılını bir eşik olarak belirlemiş ve Derviş reformlarını dikkate almış. Yazının geneli hakkında da fikir veren bu kısım şöyle:
" Türkiye'nin yakın ekonomi tarihi ikiye ayrılıyor; ilki 2002-2007 arası Derviş reformları ve yüklü IMF parasının kullanıldığı, yüksek büyüme ve ivme kazanılan dönem. İkincisi de 2008 sonrasında küresel likiditenin sefasının sürüldüğü, reformların ötelendiği, politik olarak da çoğulculuktan uzaklaşılan, kutuplaşma ile hukuksuzluk ve yolsuzluk algısının yükseldiği dönem."

11 Aralık 2014 Perşembe

ABD Rekabet Hukuku Uygulamaları için bir Rehber

ABD'de kurulu olmasa bile günümüz küreselleşmiş ticaret sisteminde şirketlerin ABD rekabet otoriteleriyle işi olabilir. Bunun için Jarod Bona The Antitrust Attorney blogunda kısa bir bilgi kaynağı sağlamış. Güzel.

Makale yazmak isteyen genç ekonomistlere bir rehber.

Monitoring the Economy 447 dersi ODTÜ'nün farklı ve özellikli bir dersidir. Genellikle az sayıda öğrenciden oluşan sınıflarda Prof. Ercan Erkul Hoca sadece iktisadı değil, iktisat mantığını, soru sormayı, cevaplar için nerelere bakılması gerektiğini öğretmeye çalışır.

Yıllar sonra Ercan Hoca ile iletişime geçip dersin twitter hesabına kaydoldum. Türkiye odaklı ama dünyayı tanıyan bir kaynaktan ilgi çekici makale, okuma, tartışmalara ilişkin linklere her tıkladığımda ufuk açıcı kaynaklara ulaşabiliyorum.

Ulaştığım bu kaynaklardan ve Ercan Hoca'nın favori iktisatçılarından Varian'ın bir makalesini burada paylaşmak isterim.

Makale genç iktisatçılar için nasıl model yapılır, nasıl sorular sormalıdır, ne zaman literatüre bakılmalıdır gibi sorulara içten ve samimi cevaplar içieren bir relaks formatta yazılmış bir kaynak. İlk versiyonu 1994'te yazılmış ama güncellene güncellene oluşan 2009 hali burada.

İlgi çekici:

How to Build an Economic Model in Your Spare Time
by
Hal R. Varian
UC Berkeley
December 1994
Current version: July 25, 2009
Abstract. This is an essay for Passion and Craft: Economists at Work, edited by Michael
Szenberg, University of Michigan Press, 1997.
Keywords.
Address. Hal R. Varian, Dean, School of Information Mangement and Systems, UC
Berkeley. Web page http://www.sims.berkeley.edu~ha